SUSAMAM şarkısının sözleri

Genel

Merhaba, arkadaşlar ben Bartu Civaş, bugün sizlere hiç üşenmeden Şanışer’in 20 kişiyle yaptığı ve 6 Eylül’de yayınlanan #SUSAMAM şarkısının sözleri yazdım.

Bu kadar emeğimin karşılığı için kanalıma abone olursanız sevinirim 🙂 Kanalıma Abone Olmak İçin Tıkla

FUAT:

Cengiz Han zamanı akan nehirde
elini yıkamanın bedeli ölümdü
Göç edip çürüdük
çöp kusarak
üç denize sıçan bir hale büründük

Egzoz gazı soluyan
sağı solu belli olmayan
mangala gitti maganda!
Orman yanar
tabiatın gözleri kan ağlar

kibir yaptı tavan!
Fabrika bacası basar
atam reaktörü, çöpü hasar
“Electro smoke” ile her an atakta
insan en büyük parazit

gezegene bak lan!
Hayvan kadar olamadı beşer
Ortama uyamadı revize eden
Faturasını gelecek nesil öder
Kıyamet şurada
“mal” gibi izle!

ADOS:

Abi yapma!
Atma şu izmaritini denize
geri alamazsın
Gün gelir o pisliğini attığın denize
hasret kalırsın, bakamazsın!

Kurak Afrika görüntüleri uzak değil
çocuğun büyüdüğü yer sulak değil
Çünkü yok ettik gölleri
nehirleri
ırmakları
HEPSİNİ!

Nasıl acımadık?
inanamıyorum
Elimizde varken hiç değerini bilmedik
Plastikle dolmuş mideleri hayvanların
Buna hiç mi üzülmedin?

Net’te paylaşmaksa yetmez
bir şeyler yapmalı
SUYU KİRLETMEYİN!
Su gibi aziz olsun ülkem
onun can damarlarına
bu zehri vermeyin!

ŞANIŞER:

Geeel
gün olur
hapsolur
bu suçlu cümleler
yenilir

Hiç olurum
fark etmezler
susmam
susamam

Korkma
yanıma
geeel
gün olur
hapsolur

bu suçlu cümleler
yenilir
Hiç olurum
fark etmezler
susmam
susamam

Ben bir “Beyaz Türk”üm
yasalarım Anglosakson ama kafam Orta Doğulu
Apolitik büyüdüm
Hiç oy vermedim
Kafamı tatile, gezmeye, borca yordum

Adalet öldü
Ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
Şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
Kendi ülkemin polisinden korkar oldum

Üzgünüm, ama
senin eserin ülkedeki umutsuz nesil
Senin eserin bu mutsuz kesim
ve bu kurşun sesi!
Sebebi nedir bilmeden

hepiste çürüyen o suçsuz sefil
senin, senin eserin!
Senin eserin bu korkunç resim!
bu yorgun sesim
Fakirin vergisiyle

yatını katına katan
asalak, haşare, geri, yolsuz vekil!
senin, senin eserin!
Sen hiç yıkanmadım ölümle
bi’ kez bile tıkanmadın

Elinde üçüncü dalga karton bardak kahve
Tek derdin o özenti “Startup”ın
Şimdi,
Kapını kollaması gereken adalet
gelir acımaz!

Vurur kırar kapın’!
Çünkü çocuk öldü, vuran memurdu diye “Haklıdır” dedin
Sesini çıkarmadın, yani suçlusun!
Çünkü iki gün üzülüp sonra gözündeki nehri kuruttun
Tuğçe ve Büşra’nın katilini serbest bırakan hakimin adı neydi unuttun!

Şimdi başına bir şey gelse şehrin hukuk mu?
Bir gece haksızca alsalar içeri seni
bunu haber yapacak gazeteci bile bulamazsın
HEPSİ TUTUKLU!

Salın katillerin aldığı canlar
Geri gelmeyecekler
Haksız yere hapiste geçen yıllar
Geri gelmeyecekler!

Sen sustun
Ses etmediğinden bindiler tepene
Haklarını elinden aldılar ve
güzellikle geri vermeyecekler

HAYKİ:

“Adalet” sözde mülkün temeli
tıkamış kulağını, duymaz ne dediğini
Adeti, töresi, geleneği
Söyle, giden kötüydü de
gelen iyi mi?

Bu medeni mi?
Biz yiyemiyorken senin kürkünün bile yemediğini
sizin polisiniz silahını çekip
güpegündüz ortalıkta vuramaz dilediğini!

Medya, basın, hukuk, asker
hepsi sizin çalışırken aslen
Güneş bile üzerine doğuyor bu çocukların
işe gidip geliyorlar canlarına kasten
silahınız kin!

Bu çektiğimiz bizim günahımız değil
Planınız iyi!
Ben bilmem, bunun inananı kim?
Ama bilirim, gel
Silahımız dil!

SERVER URAZ:

Ben sesiyim kayıp neslin
Sansürü olamam ayıp resmin
Ekibimi bu mezardan çıkarabilmek için
hep gözlerim açık, uyanık, ayık gezdim
Sopa, bıçak ne yazar ki? Zayıf hepsi!

Öncelikle olmalı akıl keskin
Sabır beynimi yiyip bitirirken
yağmur gibi yağanları yakıp geçtim!
Müzik yapmak dışında bir bok yemedim!
Polis tutukladı bir şeyleri problem edip

Yine duruşmadayım, sen konsere git
Ben aynı takım elbisemle on senedir
Biri dönüp desin bana “Çaban boş yere değil”
O gün kalbimi, ruhumu komple vereyim ama
yargı gelip alıyor bedeli

Yaşıyorum cehennemi, yanıyor bedenim

BETA:

Merhaba Türkiye
Bende var hüviyet
Yaşamaya çalışıyoruz hasbelkader gitmeden katakulliye
Ekrana süs diye çıkan şarlatan, hep fanatik biri!
Fesatlık, kötü niyet salgın gibi

Eder daha manipüle!
Bu bir temsil ya da piyes!
Bu uçaksa bu türbülans!
Komşumuzdu Suriye
şimdi bu gemideki vatandaş mı? (Yurttaş mı?)

Huzurda değil ölü bile, topraktakilerin ahı var
Sadece gazeteydi “Hürriyet”
Sen olabildiğince özgür ol!

TAHRİBAD-I İSYAN:

Hepimizi bir lokmada yutuveriyor
Pisboğazlı İstanbul!
En iyi zamanları törpülüyor
Çözülemeyne, gizemli es*ar bu!
Taşı, toprağı altın!

Eli verdin, kolu kaptı (saldır!)
Ulaşım, eğitim, yargı (yardım!)
Şeytan zehrini saldı!
Paranız olmadı
Ya da birileriyle aranız olmalı

Kodamanlarda numaranız olmalı
Aksaray’da bir adamınız olmalı
Bizim yatımız, katımız bir de yalımız olmadı
Kumbaramız dolmadı da
bununla doğmadım ki

Metropolde biraz amacın olmalı
Yapıcı olmadın
Yakıcan ormanı!
Beton ormanda hayvan olman normal
Tutsak göz altların, yine morlar

Yönetenler çağdışı dinozorlar
Bu ormanda herkese göre rol var
Sen “sustukça sıra sana gelecek”
“Aydın beyinleri bekliyor karanlık gelecek!”

SOKRAT ST:

Mezun olacağım!
“Cash para” diploma ver bana
para yoksa ter dökmeliyim
Eğitimde fırsat eşitliğini
fırsata çeviren bir üniversiteliyim

Ben mezun oldum
Yarattığınız sistem yüzünden bir serseriyim
Ben mezun oldum
Ya kasiyer olayım
ya da sinemada sana yer göstereyim!

Sokak başı üniversite
ama köy okulları çok terste
başa gelenin ideolojisi neyse
o anlatılır her derste
zengin, fakir ayrı

torpile ya da parasına göre kayırır
Eğitim endüstridir
inşaattan rant sağlamakla aynı!
Kiminin kitap alacak bi’ parası yok
Öğretmen atanacak ama “arası” yok!

Milletvekili bir tanıdık mı? Vov!
Beni anlaman da bu mantıkla zor!
Bari bir köy okulunun yardımına koş
Her tarafı kaos

Sen de biraz boğuş!
Bu gece uyudu zorla çocuk
Okula gidecek
YOL YAP!

OZBİ:

Neden bu gök?
Bu yıldızlar
bu galaksiler
gezegenler
Neden?

Neyden bu Evren?
Neyden bu Dünya?
Neden ben?
Neden sen?
Neden biz?

Sorgula!
Hele bir sor lan bir “Neden ben varım?”
“Nereden geldim ve neden bir insanım?”
“Nasıl oldum? Nasıl olduk? Nasıl oluyor?”
“Nasıl anlam kattık? Nasıl doluyor bu kafa?”

“Neye tapınıyor hayat? Kimi kayırıyor hasat?”
“Ne doyuruyor hesap?”
Anlasak, anlatıp her şeyi kavrasak da lan?
Anlamak mı yasak?
Olabilir, ama sadece bir yanıtı yok!

Bir sürü cevap var, koş git yanıt ara!
Peşine düş, mutlaka kanıt ara!
Ruhunu demle, hep yakıt ara lan!
Kalbini tut ve de buna tanık ara
Hadi nefesini gör ve de git sanat ara!

Sorgula, sorgula atomları
Işık hızını düşün
ve de git kanat ara
Sonra
Uç!

Uçabildiğin kadar!
Uçabildiğin kadar uç!

Uçabildiğin kadar uç!
Bırak kendini!

DENİZ TEKİN:

Ben bilmem
hiç kendimi korumak zorunda kalmadım
Bilmem, ben bir çocuğu düşünmek zorunda olmadım
Hiç evlendirilmedim
Evde dayak göremedim

Kendi evimde
kendi odama zorla hapsedilmedim
Sözlerinizi kusmadım
Yurdumdan edilmedim
Nefretinizle yanmadım

Yakılarak can vermedim
Hiç kardeşim olmadı
Hiç abimden korkmadım
Okuldan alınmadım
BEN HİÇ ÖLDÜRÜLMEDİM!

YEİS SENSURA:

Kadına el kalkmaz ulan beyinsiz!
Erkeksin ama insan değilsin!
Aslında o en iyiye layık
Kadına şiddete HAYIR!
Ülkede erkek neden hep üstte

minibüste evde ya da metrobüste
Taciz şiddeti hiç bitmiyor
Kınamakla falan iş bitmiyor

(Uuahh!)
“ADAM” olamadınız bu kalıbının “ADAM”ı mı para babalarınız?
Beşiktaş’ta beş tokat, leş hareketler
Cebi dolu ciğerin beş para etmez
Yaşadığın kafa ne? İnsan mısın?
Biz utandık ulan! İnsan mısın?

İnsan mısın?
Bu hale nasıl gelir? Nasıl?

ASPOVA:

Dünya!
Dönsün başım gibi
Aklımı kaybederek
Rüya
Nefesim

İç sesim
Düşerim derinlere
Dünya!
Dönsün başım gibi
Aklımı kaybederek

Rüya
Nefesim
İç sesim
Düşerim derinlere

DEFKHAN:

Kaptı kafamı, çarptı duvara
beni koruması gereken tenime bastı cigara
kaldırdı geri
bütün derileri kattı dumana
yattım falaka

“motherfucker”
bu mu yargı burada?
Hangi kurala denk?(denk)
Cenk için hazırım, karışır her yer
Öğretilen bu işte şiddeti sevmek
ve ipleri germek

bak Almanya buz gibi moruk bana sor sana diyeyim
Gençlerin çoğunda Amfetamin
“Tilidin” ya da “Weed”, “Koka*n”
ya da “Speed”, “Crack”
sana göre güzel ama bana göre değil

Bana göre değil!
Kafana göre yürü! Bas mayına geber
Ederi kaç? Kaç? Kaç?
Kaç paraya bedel?
Yeter artık dönme teker gibi

Dost ol yeter bana
Geliyorsan dosdoğru gel!

ŞANIŞER:

Bir kap su ver
Çok mu zor?
Vicdanlı ol be lanet!
Anlamak istemiyorsun ama
bütün canlar sana bana emanet

Lan bir düşün!
Soğukta, kışta, dışarıda tek başına yaşıyorsun
Dilini anlayan kimse yok
Hep tehlike
Hep felaket, hep afet!

Kazanamazlar, ya yaraya rastlarlar
Ademe bir türlü yaranamazlar
Vicdana bakar, paraya bakmaz!
Toplayıp ormana atmak çözüm değil!
Bunlar kurt değil, ormanda kendi başlarına yaşayamazlar

Onları sen savun
Onlar kendi haklarını arayamazlar
Barınaklar dolu
Memleket acı
Seması kara

Sokak hayvanlarına tecavüz etmenin
işkence etmenin cezası para
“Büyük ahlaksızlıklar için büyük aptallar lazımdır”
Bütün insanlar suçlu değildir ama
“BÜTÜN HAYVANLAR MASUMDUR”

Geeel
gün olur
hapsolur
bu suçlu cümleler
yenilir

Hiç olurum
fark etmezler
susmam
susamam

Korkma
yanıma
geeel
gün olur
hapsolur

bu suçlu cümleler
yenilir
Hiç olurum
fark etmezler
susmam
susamam

SOKRAT ST:

Gitme!
Daha çok şeyi değiştirebiliriz bu hayatta
İnat etme!
Hepimiz pes ettik vaktiyle
Şimdi sık yumruğunu

Sustur şu suskunluğunu
Unutma kafan atınca nasıl da dimdik durdurduğunu!

İçin, dışın nefret
Gel!
Hiçbir şeyi yaşamak kadar sevme
Sana bir dünya yaratamam da
Elini tutarım elbette

Varsın herkes terk etsin seni
Sen dünyayı tek etme
Seni yargılamıyorum
Acını tam olarak anlamam mümkün değil
Biliyorum

Kaldıramadığım yükleri bırakıp
Kendi yolumdan gidiyorum ben
Sen de aynaya bak lütfen
“Seni seviyorum” de

AGA B:

Ey! Faşizm ne’ mi?
En amiyane deyimiyle faka basacağız
beynelmilel el birliğiyle
Tek bildiğiniz “siz”
ve de pek çok kazanın asıl sebebi aşırı hırs

bu hırs bir ebedi his
evde eşine kız
sokakta kriz
fısss!
tokatla köpeği

cin ise değil de miks ise tabii
akılsız!
Ey!
Kendinden çalan hırsız
polisten tırs, ey!

ol ister “Sistem”
HİÇ
ÇİĞ
SIĞ
BİREY

Bir neyin ne olduğunu
bir de bizi bil
biz façası pis de eli temiz bir nesiliz
bu işin selesi siz de
tekeri gidonu biz

ey!
E bi tabi biz de biz gibi bir neslin peşindeyiz
Ey!
Bu tek emelimiz saygı, tohum
Torun, ayna ol!

Kaygı bol da yol
Tam da bu
Ya boğul ya doğ
Tonla yanlışa, gırla doğru
Olsun torun

Saygı tohum!

MİRAÇ:

Yüzüne bakamam, yüzüm düşer o yerlere
Ayakları çıplakken gözleri dalar düşlere
Başı önünde ama beden çıkıyor sefere
Yok mecal dizinde
Bak! Her bir günü sürgüne!

Kaçamıyor, kovalıyor zalimler
Ele güne, ele bakıyor o gözler
Kodamanın parasını ateşe ver
ve de koyduğumunun egosunu bir yere ser
Sokağa bakanın adını değil

yoksulumun, yetimimin adını ver
Zabıtaları seyyara değil
Gökdelenlere gönder

MERT ŞENEL:

Fırtınadan kopup giden dalların bir tanesiyim
Fazla yol almış ve yıpranmış
İçimde neler dönüp durur
Anlatsam tarifi yok
Bazen evsiz bir çocuğun hikayesiyim

Fırtınadan kopup giden dalların bir tanesiyim
Fazla yol almış ve yıpranmış
İçimde neler dönüp durur
Anlatsam tarifi yok
Bazen evsiz bir çocuğun hikayesiyim

KAMUFLE:

Can pazarı
otobanlar can pazarı
Üz yüz altmış beş günün riskli
bitmiyor gamsız magandası
öde kan parası

Bir kaza bayrama matem düşürür
Yürek dağlar, acılar cabası
Bir sela çınlar kulaklarında
hiç dinmez yarası
Trafik terörüne eşlik eder alkol, şiddet, hız tutkusu

Yirmi beş yaşında yüz binlik arabaya binen gençlerin
yok korkusu
Önce emniyet
sonra hoşgörü
sabır, selamet grekiyor insan

Ufacık bir hata her şeyi karartır
inan yok dönüşü!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir